Eylül 22, 2010

çakma Paris.

ve tanrı monreal'i yarattı.
oakville'den sonra cennete düştüğümü zannettim.etrafta fransızca konuşan binlerce insan,tarihtarih kokan binalar,içki satan süpermarketler,araç girmeyen sokaklar..


öyle özlemişim ki disiplinsiz yaşamayı.
her ne kadar 2.bir notredame görmeyi sevmesem de kuzey amerikanın paris'i demek yeridir.


2gün çabuk geçti.eve döndüğümüzde okula gitmeye hiç de hazır değildim.
heryere yürüyerek gidebilmek ne güzel birşeydi.
kendime aptal diyorum.
ama kanadayı sevme fikrini seviyorum.

Hiç yorum yok: