kış gelmiş.dünya konumunu itina ile değiştirmiş.kar yağmış.
beni ben yapan yaptıklarımsa, ben de artık yaptıklarımı yapamıyorsam ben napıyorum kuzum?
iç çatışmanın bu denlisi.
insanı her tarafa savuracak gibi yapıp bir milim bile kıpırdatmıyor insafsız.
sen de istedin mi yürürken kendini pat diye yere atıp öylece durmak.kimse görmesin umursamasın.
hani çocukken gözünü kapayınca görünmediğini sanarsın ya embesil gibi.bu da o hesapmış.
işte o embesillik mesaisine devam etmekte kararlı bende.
nasıl zırva..
aslında hiç arkadaşım yok ayakları mı çekeyim.sus dinle.oku yada ne boksa işte.ne daha mutsuz ne de dahamutlu olabilirmişim gibi bir gün diğer güne tekmeyi basarken ben binlerce şey yapıp aslında hiçbirşey yapmıyorum.çıkardığım seslerle çıkarmak istediklerim iktidar ve muhalefet partilerinin diyalogları gibi.aslında dur ağlamaktan bahsedicektim.çok enteresan birşey aslında.vücudun çevresine kontrolsüz isyanı.hele biri seni ağlarken gördüğünde o cinayetten farksız soru yok mu."noldu?"sana o ana kadar ne düşünüp de ağladıysan hepsini sıkıştırılmış ekonomikpaket halinde bir süpriz gibi ciğerinin tam ortasında patlatıyor.daha da ağlıyorsun.dediğin şey ise "yok bişey."işte tam o anda bütün önemsediğin şeyleri bir kalemde silmiş gibi bir o kadar da aptal gibi oluyorsun.böyle mantıksız gergin samimiyetsiz toplam 3 kelimeden oluşan iki kişilik diyaloğa lanet olsun.
ve bir sigara yakarlar.
yakmazlar belki.ama yakmalılar.